ONUR KONUĞU: ZÜLFÜ LIVANELI
Uluslar üstü bir aydın
Zülfü Livaneli’yi Türkiye’de geniş kitleler önce türküleriyle, Nazım Hikmet şiirlerine getirdiği müziksel yorumlarıyla tanıdı. Müziği öğrenci hareketinin sembolü olmuştu. 70li yılların askersel dönemindeki baskıcı rejimden o da payını almış, özgür düşünceleri yüzünden hapse düşmüş, sonra da yurt dışına cikmak zorunda kalmıştı.
Livaneli uzun yıllar yurtdışında yaşadıktan sonra vatanına geri dönebildi. Ülkesinden uzakta yaşamak zorunda kaldığı için yaşama küsmedi. Hatta zor yıllar onu daha da yaratıcı yaptı. Bestelediği şarkılarda Türk müziğinden uzaklaşmadan, Avrupa müzik enstrümanlarını yerel çalgılarla harmanladı ve Türkiye’yi derinden etkileyecek yeni bir ekol yarattı. Bestelediği şarkıları Yunanlı Maria Farantouri, Amerikalı Joan Baez ve şimdi Jocelyn B. Smith gibi şarkıcılar tüm dünyaya taşıdılar.
Livaneli sürgün yılları sonrası 90lı yıllarda Türkiye’de verdiği konserler ile efsaneleşti. Ankara hipodrumunda verdiği konsere yarım milyondan fazla dinleyici katıldığında kendisi artık Özgürlük şarkısı ile birlikte Türkiye’nin özgür demokratik istemlerinin sesi olmuştu.
Livaneli’yi okuru, dinleyicisi ve izleyicisi her zaman politik ve evrensel düşünen ve bunu da eserlerine ve yaşam biçimine yansıtan bir hümanist bir „aktör“ olarak tanımıştır.
Livaneli özgün ve saygın konumunu uzun yaşam maratonundaki tutarlı kişiliğine borçludur. Hiçbir zaman kendi görüşlerinin herhangi bir parti görüşleri altında ezilmesine izin vermemiştir. Almanya’da benzerine zor rastlanan, hümanizmin zarif bir temsilcisi, uluslar üstü bir aydındır.
Yunan ve Türk halkları arasında her türlü diyaloğun tabu sayıldığı bir dönemde Maria Farantouri ve Mikis Theodorakis ile 80’li yıllarda başlattığı ortak çalışmalarla, konserlerle hem Yunan halkının hem de Türkiye’lilerin gönüllerini fethetti, halkların diyaloglarına yelken açtı. 1995 yılında Livaneli’ye UNESCO’nun barış-sanat elçisi ünvanı ve görevi verilmesi ise „sadece“ uzun bir maratonun gecikmiş bir halkasıydı.

- Zülfü Livaneli + Maria Farantouri

- Zülfü Livaneli + Giora Feidman
Livaneli yazdığı romanlarıyla, besteleriyle, bale ve film müzikleriyle, köşe yazılarıyla, "bir yaşama bir çok yaşamı sığdıran" bir nevi toplu bir sanat eseridir. Politik yanını ise şairliğinden, entellektüelliğinden, müzisyenliğinden, besteciliğinden, yazarlığından ve yönetmenliğinden ayıramazsınız.
Türkiye / Almanya Film Festivali Zülfü Livaneli’yi Nürnberg’de konuk etmekten ve festivalin onur ödülünü vermekten kıvanç duymaktadır. Programımızda yer alan iki sinema filmi, bir belgesel film ve onun bestelerinden oluşan bir konser ile Livaneli sanat yaşamından küçük bir kesit sunuyoruz. Livaneli’nin aynı adlı romanından uyarlanan ve uluslararası ödüllere layık görülen "Mutluluk" ise yarışma bölümünde bir sinema filmi olarak çıkacak. Zülfü Livaneli ile yapılacak söyleşi ise festival programının özel bir bölümü.
Osman Okkan Zülfü Livaneli’yi yazdı: „Dostluk Sanatı“
Festivalde Zülfü Livaneli Programı:
28.2.2008 - Festival Açılışı
Onur Ödülü’nün takdimi
Tafelhalle, 19:00
29.2.2008 - Filmleri
18:00 Sis
18:30 Yer Demir Gök Bakır
20:00 Bir Yudum İnsan: Livaneli
21:00 Zülfü Livaneli ile Söyleşi
Bugünkü etkinlikler K4’de
1.3.2008 - Konser
"Jocelyn B. Smith sings Zülfü Livaneli"
Dünya Prömiyeri
Tafelhalle, 20:00
